Bilimsel cahillik ve öğrenememek

Bilimsel cahillik ve öğrenememek

18 Aralık 2011 1 comment

Bir konu hakkında uzman olmak için çok çalışmak ve öğrenmek gerekir.  Ama dünya dönmeye devam ettikçe, her şeyi bilmek mümkün değildir. Mutlaka yeni bir şeyler vardır. “Ben bu konudaki her şeyi biliyorum, bu işin uzmanıyım” diyen birisinden korkmak gerekir. Bu her şeyi biliyorum durumu “Bilimsel cahillik” tir.  Bazen çok bilmek cahilliğin en kötü biçimidir. Çok bildiğini sanırken burnun dibindeki olayı çözemez. Terzi kendi söküğünü dikemez durumu biraz. Oysa durum daha karmaşıktır.

Konuşmalarında çoğunlukla referans veren, doktora tezi gibi konuşan, bilimsel yazıların arkasına sığınan, konuları değişmez yasalara endeksleyen, duruma göre değişen davranışların farkında olmayan ve cümlelerinde Türkçe olmayan yabancı kelimelere sıkça yer veren  kişiler bilimsel cahilliğe çok yatkındırlar. Bu kişilerin bilgisi arttıkça, farkındalıkları azalır. Oysa bilgi artıkça farkındalığın artması gerekir eğer farkındalık artmazsa bilgi bilimsel cahillikten öteye gitmez ve karşılaşılan durumlar karşısında bir işe yaramaz.

Bu konuyla ilgili  çok güzel bir öyküyü aktarmak isterim.

Sherlock Holmes, Dr. Watson’la birlikte kamp yapmaktadır. Gecenin geç bir saatinde Sherlock Holmes uyanır ve Dr. Watson’ı dürter.

“Watson” der, “göğe bak ve bana ne gördüğünü söyle.”

“Milyonlarca yıldız görüyorum” der Watson.

Sherlock Holmes sorar:“Peki bundan ne sonuca varıyorsun?”

Watson biraz düşündükten sonra şu cevabı verir: Astronomik açıdan milyonlarca galaksi. Ve muhtemelen milyarlarca gezegen bulunduğu sonucuna varıyorum. Astrolojik açıdan Satürn’ün Aslan burcuna girdiğini görüyorum. Zamansal açıdan saatin yaklaşık üçü çeyrek geçtiğini kestirebiliyorum. Meteorolojik açıdan yarının harika geçeceğini düşünüyorum. Teolojik açıdansa Tanrı’nın her şeye gücünün yettiğini ve bizim minnacık olduğumuzu çıkarabiliyorum. E, peki sen ne sonuca vardın Holmes?

Sherlock Holmes cevap verir: “Birisi çadırımızı çalmış dostum.”

Bu adam bilimsel bilgisiyle çok etkileyicidir. Ancak gerçekliğin farkında olmayan bilimsel bilgi gerçeği aydınlatmaya yetmez. Müthiş bir körlüğe yol açabilir. O bilimsel bilgi gerçeği örter. Ne kadar bilirseniz bilin, başkasının bilgisini küçümsemeyin. Her şeyi bilmeniz imkansızdır ve öğrenmek sonsuz bir süreçtir. Bilimsel cahillik ve uzmanlık, “Her şeyi biliyorum ben” ile birleşince çok tehlikeli olabilir. Çünkü öğrenmenin önündeki en büyük engel, öğrendiğini sanmaktır.

Bu yüzden bir yargıda bulunurken, bilimsel cahillikten sıyrılın ve mutlaka burnunuzun dibini gördüğünüzden emin olun.  Aksi halde, burnunuzun dibindeki ilk duvara çarparsınız ve bu durumda kırılan burnunuzu açıklamaya hiç bir bilimsel bilgi yetmez :)




1 Yorum

Yorum Ekle


Önceki yazıyı okuyun:
youtube-education
Yeni öğrenme biçimleri ve YouTube EDU

Google’a yazdığımız bir soruya veya konuya anında cevap bulabiliyor, anında o konu ile ilgili çok sayıda makaleye, sunuma ve hatta...

Kapat