Yetenek, İnsan Kaynaklarından 2012 yılında en çok konuşulan konulardan biri. Şirketler yetenekleri kendilerine çekmenin, onları geliştirmenin, onları elde tutmanın ve en önemlisi de yeteneklerin şirketlerine, müşterilerine, ürün ve hizmetlerine değer katmasını bekliyorlar. Yetenek için tanımlar, sistemler oluşturan, sınırları ve ölçme araçlarını belirlemeye çalışan şirketler de var. Oysa yetenek, sonsuz ve geniş bir deniz gibi. 100 Yıllık bir geçmişi olan profesyonel iş dünyasında 30 yıllık bir geçmişi olan İnsan Kaynaklarında belli sınırlar üzerinden tanımlamalar yapıp bunu kuralmış gibi göstermek tabi ki çoğu zaman, bir şeyler yapmak için yani miş gibi den öteye geçemiyor.
Yetenek Yönetimi ve Mavi Okyanus stratejisi
Çocuğunuzun yeteneğini nasıl keşfedersiniz?
Yetenek ve Kariyer.com da en çok okunan yazılardan biri Meslek belirleme testi isimli yazı. Bu da gösteriyor ki, çocukken yetenekleri fark edilemeyen kişiler hala mesleğini bulmaya çalışıyor. Ve bunun için en azından 18 yıl geçip gitmiş oluyor. Oysa çocukların en önemli gelişim yılları 0-6 yaş dönemi arası olarak kabul ediliyor. Çocuklar bu dönemde, öğreniyorlar ve her şeyi hafızalarına kaydediyorlar…
Kariyer nerede başlar nerede biter (mi) ?
Kariyer öykümle ilgili yazıma zaman zaman üniversitelerde gerçekleştirdiğimiz çalışma guruplarından bir başlık ile giriş yapmak uygun geldi.Kariyer dediğimiz şey nedir ? Nerede başlar ve nerede biter (mi ?) Çocukken ”büyünce ne olacaksın’’ diye sorulduğunda dönemin çocuklarının slogan cevabıyla “doktor olmak istiyorum” derken aslında bunun benim cevabım olmadığını bilmediğim gibi, gerçekten ne olmak istediğimi ve ne yapacağımı da bilmiyordum.
Mutlu şirket kültürü yaratmak ve Zappos
İş hayatında çalışanlar tarafından en çok aranan şey mutluluktur. Şirket Ceo’larınca aranan şey ise çalışmaktır. İkisinin yan yana pek gelemeyeceği düşünülür. O yüzden çoğu çalışan mutluluk hayallerini emekliliklerine saklarlar.Bu durumun tersini kanıtlayan Zappos gibi şirketler de var. Zappos, internet üzerinden 3 milyon çeşit ayakkabı, giyim ve aksesuar satan bir e-ticaret mağazası. Müşterilerinin büyük kısmını kadınlar oluşturuyor. Aslında çok sayıda e-ticaret şirketi var. Peki Zappos’u diğerlerinden ne ayırıyor? Zappos = Müşteri memnuniyeti…
Değişim sürüyor, çalışan kazanıyor
Zamanımız değişim ve hızlı değişim zamanı. Artık her şey çok hızlı değişiyor. Bir gün başarılı olan diğer gün başarısız oluyor. Bir gün pazarın lideri olan diğer gün pazardan silinebiliyor. Değişmeyen yok oluyor. Böyle bir çağda başarısızlığa kapılıp bunun hep böyle gideceğini düşünmek tek kelimeyle “Aptallık” O yüzden işler kötü gitse bile umutsuzluğa kapılmadan çalışmaya devam etmek gerekiyor. Burada kilit cümleler “umutsuzluğa kapılmamak” ve ” Çalışmayı bırakmamak”. Düşebilirsiniz,bu yenildiğiniz anlamına gelmez. Önemli olan, ayağa kalkıp yeniden, kararlılıkla çalışmaya başlamak.
Aşağıda dünyanın en büyük ekonomilerinin Top 10 listende 20 yıllık bir değişim görülüyor.
Jobs’tan alınan ilhamla noktaları birleştirmek
Sevgili Cengiz Çatalkaya, bu güzel blogu için benden bir kişisel kariyer yazısı istediğinden beri düşünüyorum. Ne yazsamdan çok hangi birini yazsam kaygısı… Pek çok kanala yazılar yazan biri olarak ilk kez bu denli zorlanıyorum bir yazıya başlamakta. En sonunda kararımı veriyorum. Steve Jobs’un 2005 yılında Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde yapmış olduğu konuşmaya atıfta bulunacağım. Bu vesile ile de 20. Yüzyılın en büyük dahilerinden birini (eskilerin deyimiyle) sitayişle anmış oluruz diye düşünüyorum. Jobs, bu konuşmada şöyle söyler: “Sizlere hayatımla ilgili üç hikaye anlatacağım. Hepsi bu. Büyütülecek birşey değil. Sadece üç hikaye.”
Ben de ondan aldığım ilhamla 3 hikaye anlatmaya karar verdim.
Başarmak için önce hayal kur
Bir işe başlamanın en önemli kısmı, o işi yapabileceğimizi hayal etmektir. İnsanoğlu Jules Verne’in Aya Seyehat‘ini okumasaydı, aya gitmeyi hiç başaramayabilirdi. Çünkü biz eyleme geçmeden kafamızda olayı kurarız. Hayal gücü bu kadar etkiliyken, toplumda hayal gücüne bakış her zaman biraz alaycı olmuştur. Genellikle herkesin yaptığından farklı bir şey düşündüğümüzde “Fazla hayal kuruyorsun sen..” ile başlayan cümleler duyarız.
Bu cümleler bir süre sonra, hayal gücümüzü durdurmaya ve herkes gibi düşünmeye iter bizi. Bu da gelişmemizin ve ilerlememizin sonu olur. Oysa günümüz iş dünyasında çalışanlarda görmek istediğimiz en önemli meziyetler yaratıcılık ve inovasyon. Yaratıcılık o kadar önemli ki tek başına bir şirketin kaderini bile değiştirebiliyor.
Hayallerim, Kariyerim ve Geleceğim
Her zaman durmak yerine adım atmaya, yürünen her yolun eninde sonunda insanı bir yerlere götürdüğüne inandım. Hedeflerimi iş hayatı, özel hayat, hobi veya akademik kariyer gibi kulvarlara bölmedim, sadece istediğim şeyleri yaptım. Su yolunu kendi buldu ve bugün, İstanbul Üniversitesi’nde ders veren, Türkiye’nin en büyük PR ajanslarından birinde hep istediği işi yapan, çok sevdiği müziğe vakit ayırabilen ve eşiyle mutlu bir hayat süren bu adam çıktı ortaya. Oysa, tüm bunlardan hemen önce serbest çalışan bir tasarımcı ve parasını müzikten kazanan bir adam vardı; işler buraya geldi. Nasıl mı?
Dedim ya su yolunu kendi buldu diye; üniversitede iktisadi ve idari bilimlerde okurken başladı her şey. Müzikle ilgileniyordum ve birlikte çaldığımız grubu duyurabilmek için – kendi bulduğum dokümanları karıştırıp bir şeyler öğrenerek – bir web sitesi yapmaya başladım ve bir şekilde tamamladım. Kendime güvenimi kazanınca bir defa, bu kez kendime başka bir site yapmaya, sonrasında bir kafeye, bir şirkete, bir şirkete daha…
Hayatınızı değiştirmek bir adım ötenizde
Çoğu zaman bir durumun içinde sıkışıp kalırsınız ve hiçbir şey yapmadan öylece beklersiniz. Yaşadığınız hayattan sıkılır ve hayatınızı değiştirmek istersiniz. Ama çoğu zaman bu sadece düşüncede ve şikayette kalır. Hayatından şikayet eden çok kişi görmüşsünüzdür ama bunların çoğu sadece oturdukları yerden şikayet ederler ve hayatlarını düzeltmek için tek bir hamle bile yapmazlar.
Hayatınızı değiştirmek için kıpırdamanız ve harekete geçmeniz gerekir. Samuel Beckett’ın Godot’yu beklerken isimli oyununda, iki kişi bir ağacın dibinde Godot isimli kişiyi beklerler ama Godot hiç gelmez. Çoğu zaman sorun buradadır. Beklersiniz ve sizi kurtarmaya kimse gelmez. Gerçeği bir kere de ben tekrarlayayım. Hayatınızda sihirli bir değişiklik yapmasını beklediğiniz kişi/olay hiç gelmeyecek. Değişikliği bizzat siz kendiniz yapacaksınız. Yani siz gideceksiniz.


Yorumlar