Archive for category: İnsan Kaynakları

Linkedin Twitter ve Facebook ile iş bulmak

Linkedin Twitter ve Facebook ile iş bulmak

Sosyal medya kullanıcıları her geçen gün çoğalıyor. Linkedin, Facebook ve Twitter hayatımızın bir parçası haline geliyor.  Sosyal medya, iş hayatını ve iş arama sürecini de yoğun olarak etkilemeye başlamış görünüyor. jobvite.com tarafından yayınlanan aşağıdaki infografik, sosyal ağların iş bulma sürecindeki etkinliğini gösteriyor.

İnfografik Amerikadaki sosyal ağ kullanıcıları baz alınarak hazırlanmış ama dünyanın artık çok küçük olduğu düşünülürse, çok yakın zamanda Türkiye’de iş arayan kişilerin de benzer eğilimler gösterebileceğini düşünüyorum. Özetle, artık insanlar işlerini Linkedin, Facebook ve Twitter’dan buluyorlar. İş bulma konusundaki en başarılı sosyal ağ ise hala Linkedin.

İnsan Kaynakları 2012 Trendleri

İnsan Kaynakları 2012 Trendleri

İnsan Kaynakları alanında Özellikle Türkiye’de 2012 yılında öne çıkacak konularla ilgili bir infografik hazırladım.  İnfografiğin büyük haline üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

İnsan Kaynakları çalışanın fark / değer yaratması ile 2012 de oldukça öne çıkacak.  İnsan Kaynakları içinde öne Çıkacak Konular ise şunlar: Yetenek Yönetimi, İşveren Markası, Sosyal Medya ve İ.K., Pozitif Yönetim ve Serbest Çalışan

2012 Asgari Ücret ve Asgari Geçim İndirimi

2012 Asgari Ücret ve Asgari Geçim İndirimi

Asgari ücretli çalışanların beklediği 2012 yılının Asgari Ücret tutarları ve tüm çalışanları ilgilendiren Asgari Geçim İndirimi tutarları belirlendi.  Buna göre asgari ücret, ilk 6 aylık dönemde yüzde 5,9, ikinci dönemde yüzde 6,09 olmak üzere yıllık toplamda yüzde 12,37 artmış oldu oldu.

Net Asgari Ücret  2012 yılının ilk altı ayında 701,14 TL , ikinci altı ayında 739,80 TL olarak uygulanacak.(Asgari Geçim İndirimi dahil)

İşyerinde mutluluk ve ortak akıl

İşyerinde mutluluk ve ortak akıl

Yapılan araştırmalara göre çalışanların bir şirketten en büyük beklentileri, mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamında çalışmakmış.  Altmış yıl çalışan birinin uyku ve çalışmak dışında kendine ayırdığı süre sadece on yıl. Yani tüm emekler, bu on yıl için. Bu on yılı artırmanın en etkili yolu ise huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamında çalışmak ve çalışırken eğlenmek.

Sanayi Devriminden bu yana çok zaman geçti. Tüm çalışma biçimleri, İnsan Kaynakları politikaları ve hatta eğitim sistemi bile sanayi devrimine göre biçimlendirilmiş, askeri sisteme dayanıyordu. Son elli yılda bunlar değişmeye başladı. Bu yaklaşımların değişmesindeki en önemli etken ise Reklam ve Pazarlama daki gelişmeler. İlk başta müşterilere sunulan, memnuniyet ve mutluluk vaatleri, toplumsal beklentileri artırarak çalışan mutluluğu ve eğlenceli işler kavramlarını ortaya çıkardı. Bu durum eğitimden yönetime her şeyi değiştirdi. 

Oryantasyon ve işe alıştırmada üç etkin yol

Oryantasyon ve işe alıştırmada üç etkin yol

Bazı kurumlar çalışanlarını yeni bir role alıştırmada başarılılar. Diğerlerinde ise çalışanların net birer iş tanımları bile olmadığından, işe alıştırma süreci, yüzmeyi öğrenmesi için çocuğu suya atmaya benziyor.Bu tür kurumlarda işi alıştırma sürecine yeterli dikkat gösterilmemekte.  Hatta yöneticiler için, çalışanlarını yeni görevlerine nasıl alıştıracaklarına ilişkin bir el kitabı bile çoğu şirkette mevcut değil.

Bu durumdaki yöneticilere, kurumlarının düzgün bir profesyoneli işe aldığı ve bu kişinin de olağanüstü bir performans ile yeni rolüne çabucak uyum sağlayacağını umut etmek haricinde fazla bir alternatif kalmıyor. Tabii bu beklentinin gerçekleştiği nadir durumlarda işler gayet yolunda gitmiş oluyor, ancak yeni bir göreve başlayan profesyoneller, ilk zamanlarda oldukça yüksek düzeyde direktif ve desteğe ihtiyaç duyuyorlar.

X, Y, Z kuşakları ve Kuşak Savaşları

X, Y, Z kuşakları ve Kuşak Savaşları

Son zamanlarda İnsan Kaynaklarında en çok konuşulan konulardan biri de kuşaklar. Özellikle Y kuşağı oldukça revaçta. Hangi konferansa baksam karşıma mutlaka bir Y kuşağı konusu çıkıp duruyor. Her zamanki gibi araç ve amacı karıştırdığımızı düşünüyorum. Burada amacı unutup araca yoğunlaşınca Y kuşağı, başarının önüne geçmeye başladı.

Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar…”

Yukarıdaki cümle Y kuşağı için mi yoksa Z kuşağı için mi söylenmiş? Yoksa X kuşağı için mi söylenmiş? Bazılarınız tam da bugünün gençleri için söylenmiş diyebilirsiniz. Aslında hiçbiri değil. Bu cümle, 2361 yıl önce M.Ö. 350 yılında Aristotales tarafından söylenmiş. O zaman ne Y Kuşağı ne de Z kuşağı vardı. Ama o zaman da gençler vardı. Kuşaklara ve kuşak çatışmalarına yukarıdaki bilgi çerçevesinden bakmak daha yararlı olacak…