Çok sayıda iş görüşmesine giriyorum. Gördüğüm en büyük problemlerden biri, karşımdaki adayların, işten çok, iş görüşmesine odaklanmaları. İş hakkında soru sormak yok, sorduğunuz sorulara yeterli cevap vermek yok.
Ama güzel konuşmak, kapıdan girerken gülümsemek, pozitif olmaya çalışmak, kendine güvenir tarzda oturmak, şık ve prezantabl olmak var. Amaç ve araç karışıyor. Şüphesiz bunda, mülakat teknikleri tarzı yazı, söylem ve eğitimler etkili oluyor.
İnsanlar, işten çok iş görüşmesine odaklanıyor, hatta çokça mülakata girip tecrübe edinmeye çalışan adaylar bile oluyor. Bu da her seferinde işi kaçırmalarına yol açıyor. Belli bir süre sonra, kendini mülakatta çok başarılı bulan kişi, neden işe alınmadığını algılayamıyor ve kendine güvenini kaybediyor.
Oysa, önce işe odaklanmak gerekiyor. “Kimi arıyorlar? Beni mi?” sorusu “Acaba, bu görüşmede başarılı olacak mıyım?” sorusundan daha önemli olmalı. Adayların mülakata değil, işe ve pozisyona odaklanmalarını gerekiyor. Tabi mülakata dağınık gelin anlamına da gelmiyor bu. Her şeyin önemi var “iş görüşmesinde” ama en çok “iş”in önemi var.
Mülakat geçecek ve siz o işe başlayacaksınız. Senelerinizi geçireceğiniz ve hayatınızı etkileyecek o işi, gerçekten isteyip istemediğinizi ve size uygun olup olmadığını sorularınızla iyice araştırın.



Yorumlar