Günümüzde iş bulmak için ne yaparsınız diye birisine sorduğunuzda, Kariyer sitesinden başvuru yaparım veya şirketlere CV’mi gönderirim der. Oysa şirketlere kariyer sitelerinden gönderilen CV’ler den işe girme ihtimali, özellikle büyük şirketlerde 1/10000 civarında bir şans. Yani CV’nizi kağıttan bir uçak yapıp o şirkete atsanız daha şanslısınız.
Bu yüzden, iş bulabilmek için yeni yöntemler bulmak gerekiyor. Bu yöntemlerin başında sosyal medyayı kullanarak yapılan iş başvuruları geliyor. Bu başvurulardan kastım CV nizi Facebook üzerinden işverene göndermek veya Linkedin’de eklediğiniz işe alımcıya CV’nizi mesaj yazarak göndermeniz değil. Bunlar da artık klasik yöntemler. Oysa fark edilmek için daha yaratıcı olmaya gerek var. Yaratıcı CV leri genellikle yurt dışında görürüz. Oysa son birkaç yıl içinde ülkemizde de çok sayıda yaratıcı CV örnekleri oluşmaya başladı. Son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı Cv ise Dilek Oluklu’ya ait.

Kariyer öykümle ilgili yazıma zaman zaman üniversitelerde gerçekleştirdiğimiz çalışma guruplarından bir başlık ile giriş yapmak uygun geldi.Kariyer dediğimiz şey nedir ? Nerede başlar ve nerede biter (mi ?) Çocukken ”büyünce ne olacaksın’’ diye sorulduğunda dönemin çocuklarının slogan cevabıyla “doktor olmak istiyorum” derken aslında bunun benim cevabım olmadığını bilmediğim gibi, gerçekten ne olmak istediğimi ve ne yapacağımı da bilmiyordum.
Sevgili
Koçluk, koçluk alan kişilerin kişisel ve profesyonel potansiyellerini en üst seviyeye çıkarabilmeleri için düşündürücü, ilham veren ve yaratıcı bir ortaklıktır. Buradan yola çıkarak Kariyer Koçluğunu da koçluk alan kişilerin kariyerlerinde potansiyellerinin ve performanslarının en üst noktaya çekilmesi süreci olarak tanımlayabiliriz.Benim için kariyer koçluğu, kişinin içinde saklı olan kariyer yolunu fark etmesine, ortaya çıkarmasına destek olmak demek. Birlikte çalıştığım profesyonellerin içlerindeki ışıltıyı ortaya çıkarmalarına tanık olmanın keyfi bambaşka.
İnsan istediği şeyleri ve hayattan beklentilerini iyi belirleyip bunlar uğruna çabalamalı. Gerisi kendiliğinden en uygun şekilde ilerliyor zaten. Bu öğütteki altı çizilmesi gereken en önemli kelime “çabalamak”; çünkü, oturarak bekleyince hiçbir şey önümüze gelmiyor malesef. Bu yazıdan çıkarılması gereken en önemli dersi en başta söylüyorum.
Her zaman durmak yerine adım atmaya, yürünen her yolun eninde sonunda insanı bir yerlere götürdüğüne inandım. Hedeflerimi iş hayatı, özel hayat, hobi veya akademik kariyer gibi kulvarlara bölmedim, sadece istediğim şeyleri yaptım. Su yolunu kendi buldu ve bugün, İstanbul Üniversitesi’nde ders veren, Türkiye’nin en büyük PR ajanslarından birinde hep istediği işi yapan, çok sevdiği müziğe vakit ayırabilen ve eşiyle mutlu bir hayat süren bu adam çıktı ortaya. Oysa, tüm bunlardan hemen önce serbest çalışan bir tasarımcı ve parasını müzikten kazanan bir adam vardı; işler buraya geldi. Nasıl mı?
Hey! Ben Rıza Selçuk Saydam, nâm-ı diğer RSS. Her türlü yazı, çizi, araştırma, keşif, üretim ve fikir mühendisliği işine açığım ve aşığım. Şu an Ankara’da Çankaya Üniversitesi’nde tam burslu ve İngilizce Matematik ve Bilgisayar bölümü 2. sınıf öğrencisiyim, bir yandan da Tasarım Uzmanı olarak Blogcu.com, izlesene.com, sinemalar.com, fotokritik.com, doviz.com gibi projeleriyle tanıyabileceğiniz, aylık 20 milyon üzerinde tekil ziyaretçi ile internet kullanıcılarının %80+’ine ulaşan, Türkiye’deki en büyük 3. internet şirketi olan 
Yorumlar