Günümüzde iş bulmak için ne yaparsınız diye birisine sorduğunuzda, Kariyer sitesinden başvuru yaparım veya şirketlere CV’mi gönderirim der. Oysa şirketlere kariyer sitelerinden gönderilen CV’ler den işe girme ihtimali, özellikle büyük şirketlerde 1/10000 civarında bir şans. Yani CV’nizi kağıttan bir uçak yapıp o şirkete atsanız daha şanslısınız.
Bu yüzden, iş bulabilmek için yeni yöntemler bulmak gerekiyor. Bu yöntemlerin başında sosyal medyayı kullanarak yapılan iş başvuruları geliyor. Bu başvurulardan kastım CV nizi Facebook üzerinden işverene göndermek veya Linkedin’de eklediğiniz işe alımcıya CV’nizi mesaj yazarak göndermeniz değil. Bunlar da artık klasik yöntemler. Oysa fark edilmek için daha yaratıcı olmaya gerek var. Yaratıcı CV leri genellikle yurt dışında görürüz. Oysa son birkaç yıl içinde ülkemizde de çok sayıda yaratıcı CV örnekleri oluşmaya başladı. Son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı Cv ise Dilek Oluklu’ya ait.

İş hayatında çalışanlar tarafından en çok aranan şey mutluluktur. Şirket Ceo’larınca aranan şey ise çalışmaktır. İkisinin yan yana pek gelemeyeceği düşünülür. O yüzden çoğu çalışan mutluluk hayallerini emekliliklerine saklarlar.Bu durumun tersini kanıtlayan Zappos gibi şirketler de var.
15-16 Şubat 2012 tarihinde düzenlenen İK Zirvesine katıldım ve zirve ile ilgili çok sayıda not aldım. Bu notları toparlayıp paylaşmam biraz zaman alacak. Oldukça yenilikçi bir zirve olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Özellikle Zirvenin sosyal medya ile entegre olması inanılmaz bir deneyim oldu İK cılar için. Salondaki ekranda twitter akışı çoğu İK profesyonelini şaşkına çevirdi. Çoğu twitter’ın iş dünyasında kullanılmasına ilk defa şahit olmuş gibiydi. Yanındaki kişinin telefonundan ve twitter adresinden tweet atmak isteyenler bile olduğunu duydum. Ayrıca twitter üzerinden ve canlı olarak ta izlenebildi zirve. Twitter’de TT listesine girmesi ise uzun sürmedi. Zirvenin Sosyal Medya kısmını üstlenen ajans gerçekten işini bilen bir ajans.
Yapılan araştırmalara göre çalışanların bir şirketten en büyük beklentileri, mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamında çalışmakmış. Altmış yıl çalışan birinin uyku ve çalışmak dışında kendine ayırdığı süre sadece on yıl. Yani tüm emekler, bu on yıl için. Bu on yılı artırmanın en etkili yolu ise huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamında çalışmak ve çalışırken eğlenmek.
Son zamanlarda İnsan Kaynaklarında en çok konuşulan konulardan biri de kuşaklar. Özellikle Y kuşağı oldukça revaçta. Hangi konferansa baksam karşıma mutlaka bir Y kuşağı konusu çıkıp duruyor. Her zamanki gibi araç ve amacı karıştırdığımızı düşünüyorum. Burada amacı unutup araca yoğunlaşınca Y kuşağı, başarının önüne geçmeye başladı.

Yorumlar