Bir gün bir şirket kurulur. Şirkete masalar, sandalyeler, bilgisayarlar, telefonlar alınır, ofisler yapılır. Müşteriler, hedef kitle, tedarikçiler araştırılır, bulunur. İşe elamanlar alınır, masalar dolar, telefonlar çalar, stratejiler yapılır, ürünler üretilir, pazarlama planları yapılır, reklamlara tonla para saçılır… Derken, işlerin iyi gitmesi gerekirken aslında işlerin hiç de iyi gitmediği anlaşılır.
Telefonlar açılır, durumlar sorulur, piyasa kontrol edilir, toplantılar yapılır, insanlar birbirine bağırıp çağırır, cirolar ortalığa dağılır, karlar zararların altında tozla buz olur.
Ve film kopar… Geriye koskoca bir soru kalır.
Ne oldu?
Şirket kurarken her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülür de, iş çalışacak kadronun işe alımına, bu çalışanların eğitimine ve en önemlisi de çalışanların müşteri önündeki davranış biçimine gelince, nedense ayrıntılı düşünülmez pek. Çalışanlar hep bir gider kalemi olarak görülür, oysaki elinizdeki asıl gelir kalemi onlardır.
Yorumlar