CV hazırlarken yapılan en büyük hata, standart bir özgeçmiş oluşturup, tüm başvurulara bu özgeçmişi göndermektir.Olay bir süre sonra öyle komik bir hal alır ki aday, mülakata gittiğinde, “Orada yazmayan bir iş deneyimim daha oldu” tarzında cümleler bile kurabilir. Yani CV güncellenmeyeli bayağı süre olmuştur.Sanki hayat boyu standart bir özgeçmişle iş başvurusu yapılır, bu özgeçmiş hiç değiştirilemezmiş gibi bir duygu var insanlarda.
Onlarca iş görüşmesine gitmek yorucu gelmez ama CV’yi güncellemek nedense yorucu gelir.Özellikle kariyer sitelerinde doldurulan özgeçmişler uzun süre güncellenmiyor. Oysa başvurulan her iş, her şirket farklı özellikleri veya yetkinliklere dikkat etmektedir.
Başvurulan bir ilanda eğitimin ön plana çıkarılması gerekirken, bir başkasında iş deneyimleri, bir başkasında alınan eğitim ve kurslar ön plana çıkarılabilir.Bu yüzden CV, başvurulan ilana göre yeniden düzenlenmeli ve ilana uygun hale getirilmelidir.



at
[...] This post was mentioned on Twitter by Cengiz Çatalkaya . Cengiz Çatalkaya said: İşe göre CV (özgeçmiş) hazırlamak | Yetenek ve Kariyer.com http://ff.im/-j7vax [...]
at
[...] (CV) iş görüşmesine açılan kapının anahtarı gibidir. Daha önce işe göre CV yazmaktan bahsetmiştim. Özgeçmişe olabildiğince dikkat etmek gerekiyor. En çok rastladığım [...]
at
Aslında doğrusunu dile getiriyorsun. Fakat verilen ilanlar da o kadar iyi değil ki! Firmaların ne istediğini bilmediğini gösteren o kadar çok ilan var ki. İşin ne olduğu hakkında yarı net olsa bile bir fikir edinemiyorsunuz.
Bilişim örneği dersek VB de program geliştirebilen SAP ORACLE AXAPTA da uygulama geliştirmiş Linux Windows yöneticiliğinde uzman ….. giden ilanlar veriliyor.
Hal böyleyken bu insanlar neyi arıyor diye düşünüyorsunuz. Başvursanız bir dert başvurmasanız acaba benim iyi olduğum konular mı öndeydi düşüncesi.
Başlığa bakıyorsunuz Uzman, sorumlusu, yetkilisi, Müdürü, Koordinatörü vs. bulunuyor. O zaman firma adı da varsa(!) az araştırıp ünvanla birleştirip aslında bunlar bunu arıyor ben uyuyor/uymuyorum diye düşünüyorsunuz. Ama CV de düzenleme şansınız yine de çok az.
Görüşmeye gidiyorsunuz bi bakıyorsunuz ki eleman aranıyor ya da süperman aranıyor. Zekanızı göstermek için soru sorduğunuzda misal örnek bir problem eksik ya da çözüm arayışı olan bir şey istediğinizde hiç sorunumuz yok cevabı ile ya da anlamsız bakışlarla karşılaşıyorsunuz. En kötüsü de sizi ukala gören veya zekanızı farkedip kendinde kompleks bulan insanlarla karşılaşmak
Hep işarayana böyle yapın şuna dikkat edin deniliyor lakin onlarca görüşme yaptım cidden görüşmeye hazırlanmış, aradıkları özellikleri bilen, niye ihtiyaç duyduklarının farkında olan firmalarla/kişilerle o kadar az karşılaştım ki.
Açıkcası 10 yıl önce yaptığım görüşmelerde bu oran daha fazlaydı.
Biraz da İK personeline ne aradıklarını araştırmalarını, patron odaklı olmaktan uzaklaşmaları ve işe göre insan araştırırken ucuz herşeyi yapabilen bir kişi yerine aranılanı parçalayıp bir kaç kişiyi işe almayı önermelerini tavsiye etsek.
işarayana saygısı olmayan, saatlerce bekleten, niye çağırdığını bilmeyen, soru sormayan, CV i okumayan İK uzmanları karşısında ne kadar iyi giyinseniz, saygılı olsanız, zamanında gelseniz vs işe yaramaz. Tamamen karşınızdaki kişinin egosu, kompleksine kalır işiniz.
Yanlış mıyım?
at
[...] artık kariyer sitelerini kullanarak iş başvurusu yapmak oldukça kolay. Kariyer sitelerini iş aramak için kullanan kişilerin, siteye bir kez kaydolduktan sonra, başvuru yapmak için yapmaları gereken [...]
at
[...] gerekiyor. özgeçmiş de o işe göre olan deneyimler ön plana çıkartılmalı (Bakınız: İşe göre CV [...]
at
Nihat rumuzlu arkadaşımıza tamamıyle katılıyorum, azına sağlık üstad. Dedikleri o kadar doğru ki, tüm bu anlattıklarını maalesef defalarca birebir yaşadım ve yaşıyorum. Direktörlük veya müdürlük gibi bir pozisyonun onaylandığını söylemek için İK stajerleri tarafından 3 kez arandığımı biliyorum. En kurumsal dediğimiz şirketlerde öyle komik şeylerle karşılaştım ki donar kalırdınız sanırım. Mülakata gitmeden, mülakatta kimlerle görüşeceğimi soruyorsunuz ” emin değiliz, daha net değil ya da bilmiyorum” gibi cevaplar verirler. Sonra; ilk görüşmenizde ”İK sorumlumuz ön mülakat yapacak” dendiği bir görüşmemde karşıma şirketin Avrupa direktörü ve İK direktörleri çıkmış bakakalmıştım. Hele hele şu bekletme konusu tam bir saygısızlık resitali! min. bir saat! Neden? çünkü ulusal şirketlerde de eni-sonu Türk kardeşlerimiz çalışıyor. Kompleks ve egolarından bir türlü arınamayan, seni süzüp dururken kendi kılıksızlığının farkında bile olmayan, şirketle ilgili bir-kaç soru sorduğunda saçma sapan bozulan ve tribe girip rahatsız olan, bilgisiz, ezik, kendisini geliştirmeyen İK yetkilileri. Sizi nasıl ve neye göre değerlendirecekler? Ben hayatımda 2 çok önemli pozisyonda sebebini bilmediğim bir şekilde İK yetkililerinden olumsuz yanıt almama rağmen şirketin genel müdürleriyle veya direktörleriyle direkt kontağa geçerek işi aldığımı net olarak söyleyebilirim. Çok acı değil mi? Keşke böyle olmasa ama gerçekler bunlar. Bu ülkede işinizde çok iyi olmak, çok donanımlı olmak da dert.
Ne yazık ki şirkete sadık çalışanlar aranırken, işe uygunluğundan ziyade masrafsız ve özelliksiz olmasına dikkat ediliyor. Aman sigortada çok masrafı olmasın aman şöyle olsun aman böyle olsun. Ee? sonuç?
Tabii ki 2 yıl o insan ordan alacağını alır tam şirkete bir şeyler verecek kıvama geldiğinde.. pırrr..başka şirkete 2 katı maaşa.
A! benim akıllı insanım, sen donanımlı insandan 2 yılda alacağın verimle, vereceğin küçücük prim ve jestlerle zaten cironu 2 ye katlayacaksın hem de o insan sana ihanet etmeyecek. Biryere gitmeyecek. Çünkü bir sebebi olmayacak. Çünkü o verimli olmayı, başarıyı seviyor. İşini seviyor.Ne yaptığını biliyor.
Neden biz toplum olarak geleceği değil de günü kurtarmanın peşindeyiz?
Çok yazık..