Post Tagged with: "mutluluk"

Daha fazla mutluluk için yedi kural

Daha fazla mutluluk için yedi kural

Mutluluk, herkesin aradığı ve varmak istediği nokta. Herkesin bir mutluluk arayışı var, kişiden kişiye farklı yollarla gidiliyor mutluluğa. Gerek özel yaşamımızda gerekse iş yaşamımızda mutluluğu arıyoruz. Sahip olmak istediğimiz şeye sahip olduğumuzda ise çoğu zaman mutluluk bitiyor ve biz yeni bir hedefe yöneliyoruz.

Tasarımcı Stefan Sagmeister hem bilinçli hem bilinçdışı türden basit ve keyifli bir sunumla mutluluk hakkındaki düşüncelerini paylaşıyor. Yılda on bin dolar kazanan insanlarla, yüz bin dolar kazanan insanların mutluluk derecelerinin ÅŸaşırtıcı bir biçimde aynı olduÄŸunu, çünkü insanın yeni ÅŸartlara uyum saÄŸlayarak ve alışarak, bu durumu normal karşıladığını belirtiyor. Stefan Sagmeister’in  hayat ve tasarım mutluluÄŸu için belirlediÄŸi yedi kuralı, hayatında daha fazla keyif arayan herkes uygulamayı deneyebilir. Stefan Sagmeister ve mutluluÄŸa farklı bir bakış açısı.

İşyerinde mutluluk ve ortak akıl

İşyerinde mutluluk ve ortak akıl

Yapılan araştırmalara göre çalışanların bir şirketten en büyük beklentileri, mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamında çalışmakmış.  Altmış yıl çalışan birinin uyku ve çalışmak dışında kendine ayırdığı süre sadece on yıl. Yani tüm emekler, bu on yıl için. Bu on yılı artırmanın en etkili yolu ise huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamında çalışmak ve çalışırken eğlenmek.

Sanayi Devriminden bu yana çok zaman geçti. Tüm çalışma biçimleri, İnsan Kaynakları politikaları ve hatta eğitim sistemi bile sanayi devrimine göre biçimlendirilmiş, askeri sisteme dayanıyordu. Son elli yılda bunlar değişmeye başladı. Bu yaklaşımların değişmesindeki en önemli etken ise Reklam ve Pazarlama daki gelişmeler. İlk başta müşterilere sunulan, memnuniyet ve mutluluk vaatleri, toplumsal beklentileri artırarak çalışan mutluluğu ve eğlenceli işler kavramlarını ortaya çıkardı. Bu durum eğitimden yönetime her şeyi değiştirdi. 

Mutsuzluk, tembellik ve başarıya iki çıkış yolu

Mutsuzluk, tembellik ve başarıya iki çıkış yolu

Başarısız bir çalışma ortamı tembelliği getirir. Tembellik ise başarısızlığı artırır. Bundan da mutsuzluk ortaya çıkar. Bu döngü her başa döndüğünde mutsuzluk çoğalır ve içinden çıkılamaz bir hal alır. Bu durumda sıkışıp kalan kişi stres ve depresyonla karşı karşıya kalmaktadır.

Uzmanlara göre mutsuzluk hangi kaynaktan doÄŸarsa doÄŸsun tembellikten besleniyor…Günümüzde, çaÄŸa ayak uyduran insan, ‘mutlu insan’ olarak deÄŸerlendiriliyor. Çağı yakalayamayanlar ise hem kendileriyle hem de çevreleriyle çatışmaktan kurtulamıyor.

Yeteneğinizin farkında mısınız?

Yeteneğinizin farkında mısınız?

Herkesin bir yeteneği olduğunu ve bu yeteneğini kullanabildiği sürece iş hayatında mutlu olacağını ve bunun sonucunda da mutlu bir yaşam geçireceğini düşünürüm. Kariyer nedir? sorusuna vereceğim cevap, kariyer = mutluluk olacaktır. Mutlu bir kariyer için, yeteneğin keşfedilmesi gerekiyor. Yıllarca, yeteneğini kullanmak yerine, herkes gibi, herkesin yaptığı mesleklerde, yeteneğini hiç kullanmadan çalışan milyonlarca mutsuz insan var etrafımızda. Çoğunun mutsuzlukları yüzlerine yansıyor. Çoğu üzgün, çoğu boşuna yaşıyor. İnsan yeteneğiyle doğmuştur ve her insanın mutlaka bir yeteneği vardır.

Ama kullandırmıyorlar ki! O zaman biraz cesur olmalı ve yeteneğin kullanacağı bir iş yeri aranmalı . Yok burası iyi, rahatım iyi yeteneğe gerek yok diyorsanız o zaman suratınızı asmaktan ve şikayet etmekten vaz geçmelisiniz. Peki yeteneğinizin farkında mısınız? Yeteneğinizi nasıl bulacaksınız?

İş hayatının en önemli kuralı

İş hayatının en önemli kuralı

İş hayatı zorlu bir yoldur. Bu zorlu yolda, insan yönetmek, şirket yönetmek, müşteriyi yönetmek, şirketin mali yapısını yönetmek, tedarikçileri yönetmek gibi çokça şey yönetecek, çokça işle meşgul olacaksın. Sabah nasıl işe gittiğini ve akşam nasıl eve döndüğünü anlamayacaksın. İş hayatında herkesin hedefi başarılı olmaktır. Şimdi iş hayatında başarıyı yakalamanın en önemli kuralını seninle paylaşacağım.

Zaman senin ömrünün geri gelmeyen önemli bir unsurudur. Günde sekiz saat çalışıp sekiz saat uyuduğun düşünülürse yemek ve yol gibi zamanları da çıkarırsak sana sadece dört saat kalır. Bu da hayatının altıda biri anlamına gelir. Yani altmış yılda kendine on yıl ayırabilirsin. Her şey bu on yıl için. Ne kadar kısa bir süre değil mi! Peki bu süre nasıl çoğalır?